MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Üstündağ vekili ile birleştirilen dosyanın davalısı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda davacıya ait araçta hasar ve kazanç kaybı zararı meydana geldiğini ileri sürerek toplam 21.500,00 TL. tazminatın faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirketler vekili ile diğer davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Davacı Axa Sigorta A.Ş. vekili tarafından aynı kazada müvekkiline kasko sigortalı ...plakalı araçta oluşan ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için davalılar Adem ve ... aleyhine mahkemenin 2009/630 Esas sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu dava dosyası bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Birleştirilen dosya davalısı ... vekili, davanın reddini savunmuş, davalı ... cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, asıl davada; davanın kısmen kabulü ile toplam 13.500,00 TL.nın hükümde gösterilen tarihlerden başlayacak yasal faiziyle ve davalı sigortacı yönünden poliçe limitiyle sınırlı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine, birleştirilen davada; davanın kısmen kabulü ile 6.566,95 TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, birleştirilen dosya davalısı ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat, birleştirilen dava, TTK.nun 1301.maddesine (6102 Sayılı TTK'nun 1472/1.md.) göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılması, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. 1982 Anayasasının 36.maddesi ve HUMK'nun 73.maddesi (HMK 27.madde) uyarınca, çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.
Öte yandan tebligat, bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Bu nedenle tebliğ ile ilgili 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tüzüğü hükümleri tamamen şeklidir. Kanun ve Tüzüğün amacı, tebliğin muhatabına ulaşması, konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hal böyle olunca, kanun ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur.
Somut olayda, birleştirme kararı davalı ...'a tebliğ edilmediği gibi birleştirme kararından sonra da asıl dava dosyasında bu davalıya duruşma günü tebliğ edilmiş değildir.
Bu durumda, mahkemece bu davalıya usule uygun şekilde tebligat yapılarak savunma ve delillerinin toplanması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması davalının savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...'ın temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davalı ... vekili ile davalı ...'in diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Üstündağ ile birleşen dava davalısı ...'a geri verilmesine 20.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.