MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların trafik sigortacısı, malik ve sürücüsü olduğu traktörün 16/07/2010 tarihinde tam kusurlu olarak müvekkilinin otomobiline çarptığını ve maddi hasara sebebiyet verdiğini, araçta değer kaybı da olduğunu ileri sürerek, şimdilik 7.300,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 19/09/2012 tarihli ıslah beyanıyla tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davacı ile aralarında kaza tespit tutanağı tanzim ettiklerini, zararının trafik sigortacısı tarafından karşılanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sürücü ... ’in kazada 6/8 oranında kusurlu olduğu, kusura göre 5.944,71 TL hasar bedeli bulunduğu, değer kaybı bulunmadığı gerekçesiyle 5.944,71 TL tazminatın kaza tarihinden (davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden) itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1)Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve değer kaybına ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava trafik kazasında sonucunda araçta oluşan değer kaybı istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesiyle talep edilen toplam 7.300 TL değer kaybı tazminatının, 5.944,71 TL kısmının kabulüne karar verilmiş olup, reddedilen 1.355,29 TL için davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’nin 12/2. maddesi gereğince 400,00 TL vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, temyiz eden davalı lehine vekalet ücretine hükmolunmaması doğru görülmemiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle HUMK.’nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasına 4. bent olarak “Reddolunan tazminat üzerinden yargılama sırasında kendisini vekille temsil etmiş bulunan davalı ... yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 12/2. maddesi gereğince 400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle bu davalıya ödenmesine,” şeklinde bent eklenmesine, hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 14.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.