MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın trafik kazası sonucu müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini ileri sürerek, 4.637,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, kusur ve hasarı kabul etmediklerini, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalı ... yönünden davanın reddine, ... bakımından davanın kabulü ile 4.637,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ... bünyesinde sigortalı araçta hasara sebebiyet veren kepçenin davalı ... Belediyesi adına kayıtlı olduğu, diğer davalı ...'nun olay tarihinde ... bünyesinde işçi olarak çalıştığı ve zarar veren kepçenin kullanım işini üstlendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davalı ...'nın işleten sıfatının bulunup bulunmadığı, dolayısıyla, hasardan müteselsilen sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasındadır.
2918 sayılı KTK.’nun 85. maddesi, " Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
(Değişik: 17/10/1996 - 4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.''hükmünü içermektedir. Motorlu bir araçta Davalı işletenin sorumluluğu, B.K.’nun 55. Maddesine göre adam çalıştıranın sorumluluğu ilkelerine dayalı olup işletenin, aynı yasanın son bendine göre kusurlu çalışanına rücu imkanı bulunmaktadır. Bu durumda; davalı ... KTK 86. ve BK 55 maddeleri uyarınca sorumluluktan kurtulmayı gerektiricek deliller ileri sürüp ispatlayamamasına, davalı ...'ın kasten mala zarar vermekten mahkumiyetine karar verilmesinin davalı belediyenin çalıştıran olarak ... borcunu yerine getirmesine engel teşkil etmiyeceğine göre hem adam çalıştıranın sorumluluğu hem de araç malikinin sorumluluğu kuralları gereğince davalı ...'nın diğer davalılar ile birlikte zararlarından müteselsilen sorumlu tutulması gerekmektedir. Mahkemece bu hususun göz önünde bulundurulmayarak yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy