MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve süresi dışında katılma yoluyla davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının maliki ve sürücüsü olduğu araçla seyir halindeyken 10/09/2010 tarihinde müvekkiline ait araca arkadan çarptığını, hasar bedelinin kasko sigortacısı tarafından ödendiğini, ancak araçta değer kaybı olduğunu ve onarım süresince başka araç kullanmak zorunda kaldığını ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıya ait aracın daha önceden de kaza yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının kazada tam kusurlu olduğu, kaza nedeniyle değer kaybı oluşmadığı, 10 günlük onarım süresindeki ikame araç nedeniyle davacı zararının 500,00 TL olduğu gerekçesiyle, 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz dilekçesi davalı vekiline 27/11/2012 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 10/12/2012 tarihinde yazı işleri müdürü tarafından havale edilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra verilen davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: 1)Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2) Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin REDDİNE, aşağıda dökümü yazılı 3.15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 7.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.