MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline trafik sigortalı aracın karışmış olduğu trafik kazasında davalıya ait araçta oluşan hasar için zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi limiti dahilinde 10.000,00 TL ödendiğini, ancak Pazar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/62 esas sayılı dosyasında kusur durumunun değiştiğini sigortalı aracın %37,5, davalı aracın ise % 62,5 oranında kusurlu olduğunun saptandığını bildirip davalıya fazla ödenen 2.311,40 TL’nin 26.03.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevap vermemiştir .
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davacı ... şirketinin davalı tarafın uğramış olduğu zararı poliçe limiti dahilinde ödemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava davacı zorunlu mali mesuliyet sigortası şirketi tarafından zarar gören 3. kişiye ait araçta meydana gelen hasar miktarının ödenmesi sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak fazla ödenen kısmın iadesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nin 266. maddesinde “mahkeme, çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” hükmüne yer verilmiştir. Gerçek zarar miktarının tespiti için uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir.
Zorunlu mali mesuliyet sigortasına ilişkin tarife ve poliçelerde gösterilen ve sigortacının sorumlu olduğu azami limiti gösteren meblağların, zarar görene ancak uğradığı gerçek zarar miktarı kadar ödenmesi gerekir. Diğer bir deyişle, motorlu aracın neden olduğu riziko sebebiyle 3. kişilere ait şeylere veya bedenlerine verilen zarardan ötürü sigortacı poliçede gösterilen limit meblağının tamamını değil, 3. kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp, saptayarak karşılaması gerekir. Davacı trafik sigortası şirketi 3. kişilere karşı poliçe limiti, gerçek zarar ve sigortalısının kusuru kadar sorumludur.
Somut olayda davacı trafik sigortası şirketi karşı aracın hasarı için teminat limiti kadar ödemede bulunmuş, daha sonra açılan tespit davasında davalının % 67.5 oranında kusurlu olduğu saptanmıştır. Mahkemece tarafların kusuru ve gerçek zarar konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davacının, davalı tarafın uğramış olduğu zararı poliçe limiti dahilinde ödemiş olması nedeniyle davayı reddetmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek hasar ve kusur konusunda uzman bilirkişiden dava dosyası kapsamı, ekspertiz raporu, kaza tespit tutanağı, Pazar Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyası ile aynı kazaya ilişkin Pazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/83 sayılı dava dosyası ve bu dosyalarda alınan bilirkişi raporlarının da irdelendiği tarafların kusur oranları ile gerçek zarar miktarının tespiti hususlarında ayrıntılı, açıklamalı, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy