Davacılar ... vd. ile davalı ... A.Ş. arasındaki dava hakkında İstanbul 13.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.5.2010 gün ve 2009/295-2010/239 sayılı hükmün Dairemizin 13.11.2012 gün ve 2012/9727-12463 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla,dosya incelendi, gereği düşünüldü;
- K A R A R -
1-) Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, her ne kadar Dairemizin 13.11.2012 gün ve 2012/9727-12463 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş ise de; davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesi içeriği itibariyle, yerel mahkemenin hüküm tarihinden sonra, ancak temyiz inceleme tarihinden önce 21.2.2011 tarihinde davacı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı ... şirketi aleyhine İstanbul 9.İş Mahkemesi'nin 2011/210 E. sayılı dosyası üzerinden davacılara dava konusu iş kazası nedeniyle ödenen peşin sermaye değerli gelir yönünden rücu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, mahkemece anılan dava neticesinin beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin karar düzeltme isteği yerinde görülerek, Dairenin bozma ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilerek, dosyanın yeniden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
2-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2013/4901
2013/13005
3-) Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı ... şirketi aleyhine İstanbul 9.İş Mahkemesi'nin 2011/210 E. sayılı dosyası üzerinden davacılara iş kazası nedeniyle ödenen peşin sermaye değerli gelir yönünden rücu davası açıldığı anlaşıldığından, mahkemece anılan bu dava neticesi beklendikten sonra, dosyadaki tüm deliller ve 5510 Sayılı Kanunu'nun 13, 21 ve 39.maddeleri birlikte irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 13.11.2012 gün ve 2012/9727-12463 sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, bozma gerekçesinin yukarıda açıklandığı şekilde değiştirilerek, yerel mahkeme hükmünün değişik bu gerekçeler ile BOZULMASINA, tashihi karar peşin harcın davalıya geri verilmesine 30.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy