MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, karıştığı kaza sonucu hasarlanarak pert olduğunu, aracın banka taşıt kredisi ile alınmış olması nedeniyle davalı ... tarafından bankaya yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye 12.948,00 TL asıl alacak ve işlemiş faizi için davalı ... şirketine icra takibi yapıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın belirlenen rayiç değerinden sovtaj bedeli mahsup edildiğinde, dava dışı bankaya yapılan ödeme ile müvekkili şirketin borcunun kalmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının 308,00 TL asıl alacak ve 69,00 TL işlemiş faiz üzerinden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kasko Sigortası Poliçe Genel Şartlarının 3.3.1.2. maddesi hükmü uyarınca "onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır… Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur" hükmü öngörülmüştür. Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere davalı ... meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe, hurda bedelinin tazminattan düşülmesi olanaklı değildir. Zira, kasko sigortasında amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Somut olayda, davacı vekili, sigortalı aracın kaza sonrası davalı ... tarafından yönlendirilen çekici ile anlaşmalı servise gönderildiğini bildirmiş, aracın halen hasarlı şekilde serviste olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin, araç sovtajının müvekkiline verilmesine ilişkin bir talebi olmamıştır. O halde mahkemece, aracın belirlenen rayiç değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken, rayiç değerden sovtaj bedeli mahsup edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.