MAHKEMESİ : Denizli Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekilinin talebi üzerine mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair hükmün, süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacılar desteği idaresindeki araca çarpması sonucu vefatına neden olduğunu, davacıların desteğinin vefatı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ettiklerini, alacağın tahsilini temin için trafik kazasına karışan araç ve davalı işleten ve sürücünün taşınır, taşınmaz hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2012 tarih, 2012/11633 esas, 2012/18356 karar sayılı bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda ek kararı ile 103.000,00.-TL talep için % 10'u oranında 10.300,00.-TL teminatla işleten ve sürücünün taşınır, taşınmaz ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, alınan ihtiyati haciz kararına yapılan itiraza ilişkindir.
Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir, dava hakkı hukuki yarar ile sınırlıdır. Dava açmaktaki yarar hukuki olmalı, ideal ve ekonomik yarar yalnız başına yeterli değildir. Bunun gibi yargı yoluna başvurulmasında da davacının hukuki yararının bulunması zorunludur.
Somut olayda, davacı ihtiyati tedbir talep etmiş, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddi üzerine davacılar vekili bu redde karşı yargı yoluna gitmiş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2012 tarih, 2012/11633 esas, 2012/18356 karar sayılı bozma ilâmı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar verilmesini yerinde bulmasına karşın ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuştur. Mahkemece bu bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada ihtiyati haciz kararı verilmiş olup, davacılar vekilinin karara karşı yargı yoluna başvurmasında yukarıda yapılan açıklamalar gereğince hukuki yararının bulunmadığı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin (isteminin) reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin (talebinin) REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy