MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada davacının iştirakçisinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek eş ve çocuklarına bağlanan aylıkların peşin sermaye değerinin faizi ile birlikte toplam 16.104,41 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davaneddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre kazanın aracın lastiğinin patlaması nedeiyle meydana geldiğini, sürücünün kusuru bulunmadığı bu nedenle davalıların sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Emekli Sandığı iştirakçisi olan ... 'ın trafik kazası sonucu vefatı ile mirasçılarına bağlanan aylıkların peşin sermaye değerinin araç sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davanın dayanağı 5434 sayılı Emekli Sandığı Yasası'nın 29. maddesi olup dava tarihinden önce yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası'nın 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5510 sayılı yasa
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ve T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'nü ortadan kaldırıp bu kurumların yerine ... kurularak Sosyal Güvenlik Kurumları tek çatı altında toplanmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun uygulayacağı yasa 5510 sayılı yasa olup anılan yasanın 101. maddesinde yasanın uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerince çözümleneceği öngörülmüştür.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde 02.07.2012 tarihli düzenlemeye göre, görevli mahkeme Sosyal Güvenlik İş Mahkemesi'dir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, temyiz edenlerin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek duyulmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.