MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ve nisbi vekalet ücreti takdir edilmediğinden davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İskenderun 1.İcra Müdürlüğünün 2007/4749 sayılı takip dosyasından haczedilen ham petrolün davacı 3.kişi Irak Cumhuriyeti Petrol Bakanlığına ait olduğunu, borçlu ... firmanın hiçbir hakkı bulunmadığını, haczedilen petrolün Irak'tan boru hattı ile gelen ham petrol olduğunu, bu ham petrolün taşıma anlaşmasının T.C.Hükümeti ile Irak hükümeti arasında yapıldığını, borçlu şirketin sadece bir petrol pazarlama şirketi olduğunu belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulünü ile kendilerine gönderilen kıymet takdir raporuna ilişkin tebligatın takibin tarafı olmadıklarından iptalini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, kıymet takdir raporunun sadece bilgi amaçlı gönderildiğini usulüne uygun açılmış bir istihkak davası olmadığını ve davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, kıymet takdir raporuna ilişkin tebligatın geçersizliğini takibin taraflarının ileri sürebileceği, oysa davacının borçlu ve alacaklı sıfatı bulunmadığından bu yöndeki şikayetin yerinde olmadığına, açılan davanın istihkak davası niteliğinde olduğu, İİK'nun 96/3 fıkrası gereğince haczi öğrenen 3.kişinin bu tarihten itibaren 7 gün içerisinde istihkak iddiasında bulunması gerektiği, alacaklı tarafından 12.01.2009 tarihinde dava konsu ham petrolün fiilen haczinin yapıldığı, davacının mahkemenin 2009/663 Esas sayılı dava dosyasında şikayet ve geçekmiş itiraz davasına ilişkin dava dilekçesinde takibe takip dosyasının fotokopisini aldığı 01.09.2009 tarihinde haberdar olduğu anlaşıldığı davanın ise 24.05.2010 tarihinde 7 günlük süreden sonra açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili ve nisbi vekalet ücreti takdir edilmediğinden davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve dava süreden red edildiğinden kabule göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer ve davalı alacaklı vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Malın borçlu elinde haczedilmesi üzerine o mal üzerinde üstün bir hakkı bulunduğu kanısında olan 3.kişi veya onun yararına borçlu ya da borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran kişi istihkak iddiasını icra müdürlüğünü bildirir (İİK'nun 96/1 ve 85/2).
Dosya içerisindeki bilgilerden borçlu olarak Irak Cumhuriyeti Devleti Petrol Bakanlığı Oil marketing ... gösterildiği, State Oil Marketing ... şirketinin Irak Devletine ait petrol pazarlama şirketi olarak Kamu İktisadi Teşebbüsü olduğu, Irak Devletine ait petrolün taşınması ve pazarlanması işlemlerini yürüttüğü, Iraktan gelen ham petrolün Türkiye'deki boru hatlarından geçişinin ise ... tarafından yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda haczin yapıldığı sırada malı elinde bulunduran ...'ın ham perolün taşınması ve pazarlama işini yürüten borçlu ... firması ile malı birlikte elinde bulundurduğunun kabulü gerekir. 22.01.2009 tarihinde yapılan petrol haczi sırasında hazır bulunan ve hacizli malı borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran ... AŞ. Başmühendisi ... haczedilen petrolün davacı Irak Devletine ait olduğunu söylemek ve bu iddiasını haciz tutanağına yazdırmak suretiyle 3.kişi lehine (İİK’md. 96/1,85/2) istihkak iddiasında bulunmuştur. Yasal süresi içinde yapılan bu istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilmiştir. Alacaklı istihkak iddiasına karşı çıktığından İcra Müdürlüğünce İİK’nun 97.maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Bu prosedür işletilmediği sürece 3.kişi davasını hacizli mal satılarak bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar açabilir.
Somut olayda, prosedür işletilmediği ve hacizli mal satılmadığından, dava süresinde açılmıştır. Mahkemece işin esasına girilerek, taraf kanıtları toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde süreden red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davacı 3.kişi tarafından aynı mahkemenin 2012/54 Esas ve 2012/270 Karar sayılı dosyasında da mahkemece aynı konuda dava açıldığı tesbiti yapılarak karar verilmiş ve dairemize geldiği anlaşılmaktadır. Anılan dava bu davadan önce açıldığı ve bu davada ilk itiraz olarak derdestlik itirazında bulunulmadığından bu davanın HUMK'nin 45.maddesi gereğince belirtilen dosya ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin tüm, davacı 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 7,15 TL kalan harcın temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 18.06.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy