MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının işleteni olduğu trafik sigortasız traktörle seyri sırasında traktörde yolcu olarak bulunan ... düşerek vefat ettiğini, müvekkilinin vefat eden Nuh için destekten yoksun kalanlara 58.360,00.-TL ödeme yaptıklarını belirterek ödemenin rücuen tahsili için yaptıkları takibe itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kazanın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, ... tarafından zarar görenlere ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
... Yönetmeliği'nin 9. maddesi uyarınca üçüncü kişiye ödenen tazminat, yönetmeliğin 16. maddesi gereğince rücuan talep edilebilir. Güvence Hesabının rücu edebileceği tazminat tutarı, sürücünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir. Bu nedenle deste-
ğini kaybeden kişilere, ödeme tarihi itibariyle ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, ... zarar görenlere 30.06.2010 tarihinde ödeme yapmıştır. Bu nedenle yaptığı ödemenin gerçek zarar kadar olup olmadığı, ödeme tarihindeki veriler esas alınarak yapılacak bir hesaplama sonucunda belirlenebilir. Bu durumda mahkemece, bilirkişiden karar tarihine en yakın tarih olan 18.05.2011 havale tarihindeki değil, ödemenin yapıldığı 30.06.2010 tarihindeki verilere göre hesaplama yapması ve buna göre ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi hususunda ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde 18.05.2011 havale tarihli rapora kadar olan sürenin bilinen dönem olarak kabul edildiği bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.