MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Asıl davada davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu iddia ederek 38.492,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili, aynı kazaya ilişkin olarak müvekkiline ait araca, davalının maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarparak hasarlanmasına neden olduğunu belirterek 19.219,11 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl davada davanın reddine, birleştirilen davada davanın kısmen kabulü ile 7.312,50 TL alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davacı ...'in aracındaki hasar bedelinin 25.300,00 TL olduğu, kazanın meydana gelmesinde davacının %75, karşı araç sürücüsü ...'ın ise %25 kusurlu olduğu belirtilmiş, davacıya kendi aracının kasko sigortacısı tarafından 25.711,56 TL ödeme yapılmış olması nedeniyle bir alacağının kalmadığı bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacıya, kasko sigortacısı tarafından yapılan ödemenin dava açıldıktan sonra yapılmış olması gözetilerek hükme dayanak yapılan bilirkişi raporundaki hasar ve kusur oranına göre davalıların sorumlu oldukları kısım yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilip, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi ve buna göre tarafların sorumlu oldukları yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı ... vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı-davalı ...'e geri verilmesine 11/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy