MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ...'in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunmaması ve davalıların kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu 1329 sayılı parsel 19.11.2009 tarihinde 1.300.000.00 TL bedelle borçlu davalı ... tarafından davalı şirkete satılmıştır. Mahkemece taşınmaz başında sırasında 3 kişilik bilirkişi kurulu vasıtası ile keşif yapılmış olup bu bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 51.917.00 TL olduğu bildirilmiştir. Ancak davalılar tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilerek aynı mevkide başka bir taşınmaz için alınan bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiş, bu rapor incelendiğinde taşınmazın metrekare birim fiyatının imar parseli olarak 63.00 TL, kadastro parseli olarak 38.00 TL olarak belirlendiği, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının ise 4.00 TL olarak belirlendiği ve birim fiyatları arasında çok yüksek fiyat farkı olduğu görülmüştür. Ayrıca davalı şirket taşınmazı Ankara Keçisi ve Tavşan yetiştiriciliği yapmak amacı ile satın aldığını bildirdiği halde şirket ana sözleşmesinin getirtilip şirket iştigal konusu arasında bildirilen bu hususların olup olmadığı incelenmemiştir. Bu durumda mahkemece taşınmaz başında konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak dava konusu taşınmazın emsal bilirkişi raporları da dikkate alınarak tasarruf tarihindeki gerçek rayiç değerlerinin belirlenmesi, 3. kişi konumundaki davalı şirketin ticaret sicil müdürlüğünden ana sözleşmesinin getirtilerek iştigal konusunun ne olduğu ve iştigal konusunun Ankara Keçisi ve Tavşanı yetiştiriciliğine uygun olup olmadığının irdelenmesi, dosyadaki ilk bilirkişi raporunda gerçek değeri 51.917.00 TL olarak bildirilen taşınmazın 1.300.000.00 TL'ye satın alınmasının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığının tartışılması ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.