MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Hükümlü hakkında vesayet hukukuna ilişkin olarak açılan davada Kastamonu Sulh Hukuk ve İstanbul 21. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, hükümlüye vasi tayini istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 411. maddesine göre, “vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairesine aittir.“ Diğer taraftan, yine TMK'nun 22. Maddesine göre, bir ceza kurumuna konulma yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz.
Dosyanın incelenmesinde; hükümlünün nüfus kayıt sistemine göre yerleşim yeri olarak belirtilen ... adresinin cezaevi adresi olduğu anlaşılmaktadır. Hükümlü tarafından son adresin ... olarak beyan edildiği ancak 27.12.2012 tarihli kolluk araştırma tutanağına göre şahsın burada oturduğunun tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşılmış ise de, hükümlünün 18.10.2006 tarihinden bu yana cezaevinde olduğu nazara alındığında, dosyadaki Ceza Mahkemesi ilamı ve İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25.04.2012 gün 2012/627 esas ve 2012/435 karar sayılı ilamı ile kendisine kardeşinin vasi olarak atanmasına göre uyuşmazlığın İstanbul 21. Sulh Hukuk Mahkemesi görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 21. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 15.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy