Davacı Ak Sigorta A.Ş ile davalı ... ve İEM Çelik Gıda Tur. San. Tic. Ltd. Şti aralarındaki rücuan tazminat davası hakkında Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 26.1.2012 gün ve 2010/539-2012/40 sayılı hükmün Dairenin 26.9.2012 gün ve 2012/5530-10136 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 Sayılı HUMK.nin 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Yasanın 442. maddesi uyarınca 219,00 TL para cezasının davalı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydettirilmesine aşağıda dökümü yazılı 6,55 TL karar düzeltme harcının davalı ...'dan alınmasına 14.2.2013 tarihinde üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
-KARŞI OY -
Somut uyuşmazlıkta davacıya kasko sigortalı aracın, sigortalı tarafından getirildiği, davalı ...'ın işçi diğer davalının da işletmecisi olduğu otoparkta işçi ...'ın aracı park etmeye çalışırken duvara çarpması sonucu araçta meydana gelen zararın poliçe teminatı kapsamında sigortalıya ödendiği, davalıların bu zarardan sorumlu oldukları iddiasıyla davalılar aleyhinde rücuen tazminat davası açılmış,
Davalılar davanın reddini savunmuş,
Yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,
Davalıların temyiz isteklerinin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin Daire kararının düzeltilmesine ilişkin davalı ...'ın talebi sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilmiştir.
Sayın çoğunluğun karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararına katılamıyorum.
Açıklanan oluşa göre sigortalanan araç davalıya ait otoparka çekilmek üzere diğer davalı ...'a vedia (BK 463) sözleşmesi ile dava dışı sigortalı tarafından teslim edilmiştir.
Dava dışı sigortalının, aracı kendi rıza ve muvafakatı ile verdiğinde kuşku ve duraksamaya yer yoktur. Aksi iddia ve ispat edilmediğine göre somut olayda vedia sözleşmesinin sigortalının rıza ve muvafakatı ile yapılmış olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle de davalı, aşağıda değinilen mülga TTK 1278.maddesi anlamında "sigortalının fiillerinden sorumlu bulunduğu" kişi durumundadır.
Mülga TTK.nun "Sigorta Ettiren İle Sigortadan Faydalanan Kimsenin Kusuru" başlıklı 1278.maddesi aynen" mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükelleftir. Fakat hiç bir halde sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya aski mukavelede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmaz" hükmünü taşımaktadır.
Somut olay bakımından değerlendirildiğinde bu hüküm sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından kaynaklanmamış olması şartıyla sigorta ettirenin veya sigortadan faydalanan veya eylemlerinden bu ikisinin hukuken sorumlu olduğu kişilerin kusurlarından doğan hasarlarında sigortacı tarafından tazmin edileceğini öngörmekte, ancak tarafların bunun tersini öngören sözleşme yapabileceklerini belirtmektedir. Dava dışı sigortalı ile davacı şirket arasındaki sözleşmede tersine bir hüküm bulunmadığı çekişmesizdir.
Öte yandan "Kara Taşıtları Kasko Sigortalı Genel Şartları"nın" Teminat Dışında Kalan Zararlar" başlıklı A.5.-6 maddesi de sadece sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından taşıta kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı taşıtın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararları teminat dışında tutmuş, teminat dışında kalma olgusunu bu hallerle sınırlamıştır.
Yukarıda açıklanan oluşa göre dava dışı sigortalının vedia sözleşmesi ile otoparka yerleştirilmek üzere davalı ...'a verdiği aracın, sözleşme sınırları içinde otoparkta yerleştirilmesi sırasında kazaya uğrayarak hasar görmesi ile sonuçlanan süreçte dava dışı sigortalının eylemlerinden sorumlu olduğu davalının TTK.1278.maddesi anlamında kasti davranışından sözedilmesine hukuken imkan yoktur ve esasen böyle bir iddia davacı tarafından dahi ileri sürülmemiştir. Yine "Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.6.maddesi" belirtilen ve zararın teminat dışında kalmasını gerektiren hallerinde somut olayda söz konusu olmadığı açıktır.
Kasko Sigortasında sigorta ettirenin oluru ile aracı kullanan ve hasarına sebebiyet veren davalının eylemini, sigorta ettirenin dışında mütala etmek ve davalıyı 3. Kişi olarak kabul etmek olanağı yoktur.
Bu halde, davacı sigortacının sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle dava dışı sigortalısına ödediği sigorta tazminatın davalılara rücu etmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. (HGK'nin 09.04.2008 gün ve ... Esas 302 Karar sayılı, Y.11. HD'nin 10.05.2001 gün ve 1960-4102 sayılı, Y.11.HD'nin 03.06.2002 gün ve 1918-5615 sayılı, Y.11 H.D'nin 06.04.2006 gün ve 2005/3678-3619 sayılı, Y.11 H.D'nin 30.11.2006 gün ve 12444-12592 sayılı kararları)