MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın trafik kazası sonucu müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, kusura isabet eden 15.675,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kusuru kabul etmediklerini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalı sürücünün olayda kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesine (6102 Sayılı TTK'nun 1472/1.md.) göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan 08.8.2012 tarihli Adli Tıp raporu ile dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, aynı olaya ilişkin olarak Bingöl Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/88 Esas sayılı dosyasından görülen davanın yargılaması sırasında Adli Tıp kurumundan alınan 11.7.2011 tarihli raporda davalı tarafa kusur izafe edilmeyip ... plakalı kaskolu araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de; dava konusu kazaya ilişkin 21.5.2010 tarihli kaza tespit tutanağında davalı araç sürücü ışık donanımı eksik araçla
trafiğe çıktığından 1.derece (asli), kaskolu sürücü ise 2.derece (tali) kusurlu bulunmuş, dava dışı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Yine aynı olay nedeniyle Bingöl 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/80 Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında da bilirkişi heyetinden alınan 05.1.2012 tarihli raporda davalı araç sürücüsü ile kaskolu araç sürücüsü eşit oranda kusurlu bulunmuşlardır. Bu durumda, kusur dağılımı yönünden meydana gelen bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulması doğru değildir.
O halde, mahkemece dosyanın HUMK.nun 275 (HMK.md.266) maddesi uyarınca İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Fen Heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek kusur uzmanı bilirkişi kuruluna tevdii ile olayın oluş şekli yönünden kaza tutanağı ile yukarıda belirtilen bilirkişi raporlarıyla tüm dosya kapsamının birlikte irdelenmesi suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyerek ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık şekilde belirlenmesi yönünden rapor alınması, meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.7.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy