MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... Yapı San. ve Tic. A.Ş, ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı ... Yapı San. ve Tic. A.Ş.’ye ait aracın, davalılardan ... San. ve Tic. A.Ş.’nin maliki, ...,... Türk Sigorta Şirketi’nin trafik sigortalısı, ...’nun sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sigortalıya ödenen 3.368,00 TL’nin 03.10.2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili, sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu belirtip davacıya kasko sigortalı aracın işleteni ile müvekkiline trafik sigortalı aracın işleteninin ... San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, davaya konu olayın karayolu olarak kabul edilmeyen şantiye sahasında meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili, yetki itirazında bulunup, araçlarının aynı zamanda davacıya kasko sigortalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi yönünden olay şantiyede meydan geldiğinden davanın reddine, davalılar ...,...ile ...ı San. ve Tic. A.Ş. haklarındaki davanın kabulü ile 3.368,00 TL’nin 03.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ... ve ... A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı.... San. ve Tic. A.Ş vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 388.maddesinin 3-5 bentleri (HMK’nın 297/1-c) hükümlerine göre mahkeme kararlarının asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini mahkemece incelenen maddi ve hukuki olay ve meselelerin özüne mahkemeyi sonuca götüren gerçeklerin ne olduğu hususlarını içermesi zorunludur. Yine Anayasanın 141/3 maddesi hükmü de tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gereğini düzenlemektedir. Kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığı anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da HUMK’nun 428. (HMK’nın 369.) maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanır. Diğer bir ifadeyle Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Somut olayda Mahkeme hükmünde gerekçe olarak dava konusu trafik kazası ile ilgisi olmayan tarafları ve kazaya karışan araçları tamamen farklı başka bir olay gösterilerek hüküm oluşturmuştur. Böyle bir karar, davanın, hangi haksız fiil sonucunda hangi nedenlerle belirtilen miktarda tazminata hükmedildiği açıklamalarını doğru bir şekilde içermediğinden Anayasa’nın 141/3, 388/3-5 (HMK’nın 297/1-c) maddelerine aykırı olduğu gibi HUMK’nun 428. (HMK’nın 369.) maddesi gereğince Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırdığından hükmün bozulması gerekir.
2.Bozma neden ve şekline göre davalı ...San. ve Tic. A.Ş vekili ile davalı ...‘nun diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekili ile davalı ...‘nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekili ile davalı ...‘nun diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... San. ve Tic. A.Ş, ...'ya geri verilmesine 10.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.