MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı ...’in sevk ve idaresindeki aracın asli kusurlu olarak çarpması sonucu hasarlandığını belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.137,00 TL hasar ve 2.775,00 TL araç mahrumiyeti zararı olmak üzere toplam 7.912,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kusur oranı ile hasar miktarına itiraz edip müvekkilin davacı ile anlaşması gereği kendisine aracın tamirini yaptırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre davanın kabulü ile 7.912,00 TL’nin 26.10.2011 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava trafik kazasından kaynaklanan hasar ve araç mahrumiyeti bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
B.K.’nun 105.maddesine göre, bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda araç mahrumiyeti aracın serviste kaldığı gün sayısı olan 111 güne göre 2.912,00TL olarak belirlenmiştir. Oysa araç mahrumiyetinin aracın kaç günde tamir edilebileceği bilgisine göre tayin edilmesi gerekmektedir.Eksik incelemeyle hüküm kurulamaz .
Bu durumda mahkemece, hasar ve araç mahrumiyeti konusunda uzman bilirkişiden, aracın kaç günde tamir edileceği, günlük kiralama bedeli, amortisman, yakıt v.s. giderler düşülerek araç mahrumiyeti zararının tespiti yönünden, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; dava dilekçesinde araç mahrumiyeti tutarı olarak 2.775,00 TL istendiği halde mahkemece talebin aşılması suretiyle 2.912,00 TL araç mahrumiyetine hükmolunması doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy