MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan ...’na ait, ... Türk Sigorta Şirketinin trafik sigortalısı aracın makasının kırılması nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkiline ait işyerinin hasara uğradığını, davalı ... şirketinin müvekkilinin muvafakatını almadan hesabına 4.000,00 TL aktardığını oysa müvekkilin zararının 4.000,00 TL değil 14.000,00 TL olduğunu belirtip işyerinin 4 ay çalışamadığını bildirerek, 10.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalılarının kusuru ile sınırlı olduğunu belirtip davacı tarafa 4.484,00 TL ödemede bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili davanın idari yargıda açılması gerektiğini bildirip husumetin ... yerine Mardin Valiliğine yöneltilmesinin hatalı olduğunu, 4 ay boyunca davalının işyerinin çalışmamasından doğan ekstra zararlardan sorumlu olmadıklarını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 9.027,38 TL’nin 16.12.2010 olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar sigorta şirketi ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava trafik kazası nedeniyle davacının işyerinde meydana gelen hasar tazminatı ve işyerinin 4 ay boyunca çalışamamasından kaynaklanan kazanç kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nin 266. maddesinde “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” hükmüne yer verilmiştir. Davalı riziko tarihinde meydana gelen gerçek zarar miktarından sorumludur. Gerçek zarar miktarının tespiti için uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir. Dosyada mevcut aktüer hukukçu avukat bilirkişi raporunda işyerinde meydana gelen hasar bedeli faturalara göre tespit edilmişse de bilirkişi dalgıç pompa işyerindeki hasarın tesbiti hususunda uzman değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece trafik kazası sonucu hasarlanan işyeriyle ilgili hasar konusunda uzman bilirkişiden, kaza sonucu hasarlanan işyerine ilişkin hasar dosyası (davalı ... şirketinden) vergi kaydı, ticari faaliyetine ilişkin belgeler, ticari defterler muhasebe kayıtları, hasarla ilgili diğer bilgi ve belgeler araştırılıp getirtilerek, dava dosyası kapsamı, fatura ve fotoğraflar da incelenerek ayrıntılı şekilde hasar kalemleri ve bedeli ile tazminat miktarının tespiti hususlarında, davacının kazanç kaybı konusundaki iddiası da irdelenerek ayrıntılı, açıklamalı, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
3.Mahkemece davacının işyerinin kaza nedeniyle 4 ay boyunca çalışmadığından dolayı istenen kazanç kaybı konusunda inceleme yapılıp karar yerinde tartışılarak olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT.’nin 3/2.maddesinde ”Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda haklarında açılmış olan davanın kısmen reddine karar verilen ve kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ... ile .... lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı yazılı olduğu biçimde vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulüne,(3) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy