(2004 S. K. m. 277) (6102 S. K. m. 5) (6100 S. K. m. 20, 114, 115, Geç. m. 1) (6762 S. K. m. 5)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı borçlu F. Ç. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı borçlu F. Ç.'nun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 28.3.2011 tarihinde davalı Ş. K.'ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufunun iptalini istemiştir.
Davalı borçlu F. Ç. vekili, davaya konu taşınmazın bulunduğu yer itibarıyla Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan önce ve gerçek bedelle yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Ş. K. vekili, takip konusu alacak ticari sözleşmeden doğduğundan Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, davalıların ikametgahı itibarıyla Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, iptal koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesince iddia, savunma, toplanan delillere göre, takip konusu kredi sözleşmesinin taraflarının davacı bankayla dava dışı şirket olduğu, alacağın ticari sözleşmeden kaynaklandığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştikten sonra dosyanın istenmesi halinde görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ise tasarrufun iptali davasının Türk Ticaret Kanunun kapsamında Ticaret Mahkemesi'nin görevi içinde sayılan ticari davalardan olmadığı, davalıların tacir olmadığı, iptali istenen tasarrufa konu taşınmazın konut olduğu, davacı banka yönünden Bankalar Kanunun uygulanmasında doğan bir uyuşmazlık niteliğinde bulunmadığı, davanın hukuksal dayanağının İ.İ.K.277 vd. maddeleri olması sebebiyle Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevi içinde olan davalardan olduğu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3 maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edilmesi sebebiyle mahkemenin görevsizliği sebebiyle dava dilekçesinin H.M.K.nun 114/1/c ve 115. maddeler uyarınca göreve dair dava şartı yokluğu sebebiyle reddine, H.M.K.nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde görevli mahkemenin belirlenmesi bakımından dosyanın Yargıtay 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı borçlu F. Ç. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İ.İ.K.277 vd. maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda eldeki dava 22.3.2012 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış, davalı Ş. Ö. vekilinin süresi içinde yaptığı işbölümü itirazı kabul edilerek dosya Bakırköy 8. Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmiştir. Anılan mahkeme ise, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içinde olması sebebiyle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3 maddesi gereğince görevsizlik yönünden hüküm kurmuştur.
6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 1/1. maddesinde bu kanunun yargı yolu ve göreve dair hükümlerinin kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanamayacağını hükme bağlamıştır.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6762 Sayılı Mülga Türk Ticaret Kanunun 5. maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemesiyle Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olup Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davalı Ş. Ö. vekilinin işbölümü itirazını kabul ederek verdiği karar yasanının öngördüğü biçimiyle görevsizlik kararı olmayıp gönderme kararı mahiyetinde ve 6762 Sayılı Mülga Türk Ticaret Kanununun 5/3 maddesi gereğince temyizi kabil olmayan kesin nitelikte bir karar olduğundan gönderilen mahkemeyi bağlar. 26.6.2012 tarihli 6335 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanununun 5/3 maddesi gereğince Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi haline getirilmiştir, bu durumda göreve dair usul hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesince davaya bakılması, taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: yukarıda açıklanan sebeplerle davacı ve davalı F. Ç. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacı ve davalı borçlu F. Ç.'na iadesine 24.6.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy