MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ... 'un işleteni diğer davalının sürücüsü olduğu ve olay tarihinde geçerli bir trafik sigorta poliçesi (ZMSS) bulunmayan aracın sebebiyet verdiği kazada ölen 3.kişinin hak sahiplerine davacı tarafından tazminat ödendiğini ileri sürerek 18.000,00 TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 01.11.2010 gün, 2010/8329-9126 E/K. Sayılı kararı ile özetle “mahkemece kaza tespit tutanağında yazılı poliçe bilgileri esas alınarak davalı tarafa ait trafik sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması” gereğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; aracın kaza tarihinde geçerli bir trafik sigorta poliçesinin bulunmadığı, olayda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüyle 18.000,00 TL. nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 962,08 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına 25.3.2013 gününde Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Davalılardan ...'un işleteni, davalı ...'ın da sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 22.10.2002 tarihinde karıştığı trafik kazasında hayatını kaybeden ...'un hak sahiplerine, aracın olay tarihinde geçerli bir ZMSS'nin bulunmaması nedeniyle Karayolu Trafik Garanti Sigortası hesabınca ödenen 18.000,00 TL'nin aracın işleten ve sürücüsü olan davalılardan rücuen tahsili istemiyle dava açılmış,
Yargılama sonucunda mahkemece ... plakalı aracın olay esnasında ZMSS'nin bulunmadığı, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş,
Davalı ...'ın vaki temyiz istemi sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda reddedilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
22.10.2002 olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 2918 sayılı KTK 108/b maddesinde "kazanın meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptırmamış olan işletenlerin neden olduğu bedensel zararlar için" Karayolu Trafik Garanti Sigortası hesabına başvurulabileceği,
3.7.2002 gün 24804 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Karayolları Trafik Garanti Sigortası hesabı yönetmeliğinin 8/b maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaksızın trafiğe çıkarılan motorlu aracın kişilere verdiği bedeni zararlar nedeniyle kazanın meydana geldiği tarihte geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortasına göre ödenecek tazminat tutarları"nın hesap tarafından karşılanacağı,
Yönetmeliğin 16/a maddesinde de "kusurları ile zarara neden olanlara veya zarara sebebiyet veren motorlu aracın kullanılmasından işletene ve / veya işletenine karşı sorumlu olanlara" hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılabileceği düzenlenmiştir.
Yasal düzenlemelerde de görüldüğü üzere garanti hesabının trafik kazasında bedensel zarara uğrayan kişilere ödeme yapması hallerinden biri de, zarara sebebiyet veren aracın geçerli bir ZMSS'nin bulunmaması halidir.
Bu halin gerçekleşmesi durumunda, garanti hesabı zarar görenlerin zararını tazmin edecek daha sonrada yönetmeliğin 16.maddesi hükümlerine göre işleten ve sürücüye rücu edecektir.
Somut uyuşmazlıkta da, davalıların işleten ve sürücüsü olduğu aracın olay tarihinde geçerli bir ZMSS'nin bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafından hak sahiplerine ödeme yapılmış, davalılara rücu edilmiştir.
Davalı ... ise aracın olay tarihinde geçerli ZMSS'nin bulunduğunu ısrarla savunmaktadır.
22.10.2002 tarihinde gerçekleşen ve ...'un ölümü ile sonuçlanan trafik kazasına ilişkin trafik polis memurları ...,... tarafından düzenlenen ve aksi ispat edilene kadar geçerli bulunan trafik kaza tutanağında, kazaya neden olan aracın ... Sigortaya ... no, 2415-02 acente kod ve 22.01.2002 - 22.01.2003 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu belirtilmiştir.
Poliçeyi düzenleyen ... Sigorta A.Ş'nin iflasına 5.10.2004 tarihinde karar verilmiş, iflas kararı 10.11.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
Eldeki dava iflas kararı kesinleştikten sonra 6.12.2005 tarihinde açılmıştır.
Dairenin bozması üzerine mahkemece poliçenin varlığı, düzenleyen sigorta şirketinin iflası nedeniyle iflas idare memurluğundan sorulmuş, cevabi 10.8.2010 günlü yazı ile ... plakalı aracın poliçesinin müflis şirketin bilgisayar kayıtlarında bulunamadığı" bildirilmiş,
Bu cevabi yazı üzerine mahkemece dava red edilmiş,
Sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda da karar onanmıştır.
Oysa, poliçe ile ilgili tüm açıklayıcı bilgiler (acente kodu, sigorta şirketi, poliçe no ve tarihi) aksi ispat edilinceye kadar geçerli, trafik polis memurlarınca düzenlenen 22.10.2002 günlü trafik kaza tutanağına derc edilmiştir.
Tutanağın aksi davacı tarafça ispat edilmediği gibi tutanaktaki poliçe bilgilerinin gerçek dışı olduğu, görevli memurların gerçeğe aykırı tutanak düzenledikleri hususuda davacı tarafça iddia ve ispat edilmiş değildir.
Poliçeyi düzenleyen müflis ... Sigorta A.Ş'nin defter ve kayıtları ile acente kayıtları üzerinde de poliçenin varlığı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmamıştır.
Poliçenin düzenlendiği tarih itibariyle bilgisayar kayıtlarına işlenip işlenmediği de açık değildir.
Bu halde aksi iddia ve ispat edilmeyen, görevli trafik polislerince tüm açıklayıcı bilgiler yazılmak suretiyle varlığı tesbit edilen poliçeye ilişkin trafik kaza tutanağına itibar edilerek poliçenin varlığı nedeniyle dava red edilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken, trafik kaza tutanağının aksini ispata yeterli olmayan, iflas idare memurluğunun bilgisayar kayıtlarında poliçeye rastlanılamadığına ilişkin soyut açıklamasına itibar ederek davayı kabul eden yerel mahkeme kararını onayan sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Karşı Oy
...
Full & Egal Universal Law Academy