MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın trafik kazası sonucu müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini ileri sürerek, 35.278,00 TL. tazminatın rucuen tahsili için Sapanca İcra Müdürlüğü'nün 2011/12 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını belirterek, takibe vaki haksız itirazın iptalini ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, kusur ve hasarı kabul etmediklerini, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın ... yönünden reddine, davalıyönünden kabulü ile Sapanca İcra Müdürlüğü'nün 2011/12 esas sayılı dosyasında vaki takibe itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu ödenen tazminatın rucuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davalılardan ... Ticaret hasar verdiği iddia edilen aracın malikidir, davalı ...'un ise araç sürücüsü olup olmadığı tartışmalı olup bu davalı hakkındaki dava; vincin yol kenarına park edilmesi işleminin davalı tarafından arizi olarak yapıldığı gerçekte bu eylemin vinç oporatörü olduğu anlamına gelmeyeceği gerekçeleri ile reddedilmiştir.
Oysa, davalı ...'un olay günü vinçi kazanın meydana geldiği yere park ettiği sabittir. Davalının sürücü olarak sorumlu tutulabilmesi için vinç oporatörü olması şart olmayıp olay yerine aracı yerleştiren kişi olması yeterlidir. davalılardan Baki'nin, B.K. nun 41.vd maddeleri uyarınca kusur sorumluluğu bulunmakta olup, davalıların aralarında B.K.nun 51/1. ve 2918 sayılı KTK.nun 88/1. maddeleri uyarınca teselsül ilişkisi bulunmaktadır. Alacaklı taraf, B.K.nun 142/1.maddesi uyarınca, müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir.
O halde,mahkemece, davalılardan ... ile ... Ticaret'in somut olaydaki hukuki durumu açıklanan yasa maddeleri bakımından değerlendirilip, taraf delilleri toplanıp, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, açıklanan bu yasa maddelerindeki sorumluluk ilkelerine uymayan soyut bir takım yazılı gerekçelerle davalı ...'nin ilke olarak sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy