MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, tedavinin devam ettiğini, maddi ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, daimi sakatlık (iş göremezlik) olarak 1.000,00 TL. maddi tazminat ile 10.000,00 TL. manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 123,00 TL. maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, takdiren 5.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... Gıda tarafından temyiz edilmiş, hüküm; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından manevi tazminatın fazla takdir edilmiş olması gerekçesi ile bozulmuş, sair temyiz itirazları red edilmiştir. Mahkemece bozmaya uygun yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat konusunda verilen karar kesinleşmesinden dolayı yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve davacı için 3.500,00 TL manevi tazminata karar verilmiş, hüküm; davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazları ile davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan ...'nun bozma öncesi verilen kararı temyiz etmediği ve hükmün onun açısından kesinleştiği göz önünde bulundurulmadan infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuştur. Oysa bozma öncesi verilen karar ile 5000 TL tazminat davalı ... açısından kesinleşmiş bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece yeniden hüküm altına alınan 3500 TL tazminatın müşterek müteselsilen tahsiline bakiye 1500 TL'nin davalı ... dan tahsiline denilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nin geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nin 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (3) nolu bendinin sonuna “bakiye 1500 TL'nin davalılardan... tahsiline” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 185,49 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 10.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.