MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ...'ün müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında icra takibi yaptıklarını, alacağın dayanağı olan dava devam ederken borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalıya sattığını öne sürerek muvazaalı satışın iptaline ve taşınmazların davalı ...adına tescili ile taşınmazların satılarak borcun ödenmesini talep etmiştir.
Davalı ... davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan satışların muvazaalı olması nedeniyle davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davalı ...adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın İİK.nın 280. maddesi uyarınca alacaklıya zarar verme kastı ile yapılan taşınmaz satış işleminin iptali isteğine ilişkin borçlunun alacaklısına zarar verme kastı ile dava konusu taşınmazları diğer davalıya satması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Bir davada taraflarca öne sürülen maddi olayların hukuki değerlendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak 1086 sayılı HUMK'nun 76.(6100 sayılı HMK.nun 33)maddesi gereğince hakimin doğrudan görevidir.
İİK.nun özü ve amacı dikkate alınarak iptal davası; borçlunun alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mal varlığından çıkarmış olduğu, mal ve hakların veya bunların yerine geçen değerlerin, tasarruftan zarar gören alacaklının, alacağını elde etmesi amacıyla dava açarak tekrar borçlunun mal varlığına geçmesini sağlaması şeklinde tanımlanabilir. İptal davaları ile güdülen amaç; bir alacağın tamamının yada bir kısmının tahsiline olanak bırakmamak amacıyla, borçlu tarafından yapılan bir taraflı hukuksal işlemlerle, borçlunun amacını bilen veya bilmesi gereken kimselerle yapılan bütün hukuksal işlemlerin hükümsüzlüğünü sağlamak ve bu yol ile alacağı tahsil etmektir. Ayrıca İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında alacaklı tarafından yapılan ve kesinleşen bir icra takibinin bulunması, bu takip sırasında alacağını tahsil edememesi ve aciz belgesi alması ve dava açmak için 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmemesi davanın ön koşuludur. Somut olayda; davacı tarafından davalı ... hakkında icra takibi yapılmış ve kendisine ait taşınmazları alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla diğer davalı ...'ya sattığı ileri sürülerek yapılan satışın ve tapunun BK.nın 18. maddesi uyarınca iptali talep edilmiş, dosyaya aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Yargılama sırasında da davacı taraf davanın BK.nun 18. maddesine göre incelenip hükme bağlanmasını istemiştir. Bu durumda davacının davasını özellikle BK.nun 18.maddesine dayalı olarak açtığını bildirmesi ve dava açma hakkını muvazaa yönünde tercih etmiş olması, dosyaya kesin aciz belgesi veya geçici aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağı ibraz edilmemesi karşısında mahkemece davanın BK.nun 18. maddesindeki genel muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil istemi doğrultusunda değerlendirilmesi, tarafların iddia, savunma ve delillerinin bu yönde incelenip sonuçlandırılması gerekirken yazılı olduğu üzere yanlış değerlendirme sonucu davanın İİK.nın 280. maddesi uyarınca kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'ya geri verilmesine 20.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy