MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 5.470 TL hasar bedelinin sigortalıya ödediğini, davalının olayda tamamen kusurlu olduğunu, davalı hakkında Karabük 2.İcra Müdürlüğünün 2012/479 sayılı dosyasında 5.470 TL asıl alacak ve ferilerinin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kusuru, hasar miktarını kabul etmediğini, kendisi tarafından kesilen kavak ağaçlarının yola kadar ulaşmadığını, yolda seyreden davacıya sigortalı araca kesilen ağaçların zarar vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalının Karabük 2.İcra Müdürlüğünün 2012/479 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline takibin 5.470 TL asıl alacak 169,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.639,94 TL üzerinden aynen devamına, 5.470 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyet kuralına dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı aleyhine hükmolunan tazminat miktarının belilenmesi uzman bilirkişi incelemesi ve yargılama yapılmasını gerektirmekte olup, tazminat likit (belirli muayyen) olmadığından, şartları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davacı taraf lehine, davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu konudaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarının gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nin geçici 3.maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'un temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2.bendinde yazılı "davacı vekilinin talebi doğrultusunda takibe konu asıl alacak 5.470,00 TL üzerinden hesap edilecek %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "hükmolunun tazminat miktarı, belirle (muayyen, likit) olmayıp, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden şartları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" ibarelerinin hüküm fıkrasına yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 4.7.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.