MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesiyle sigortalı, davalının maliki ve sürücüsü olduğu aracın kaldırıma ve park halinde olan araca çarpması sonucu, belirtilen araçta yolcu olarak bulunan kişiler ile araca binmeye çalışan ...’ın yaralandığını bildirip, yaralanan kişiler için tedavi gideri ödediklerini belirterek kaza sırasında sigortalı araç sürücüsü olan davalının alkollü ve tam kusurlu olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.kişilerin tedavi gideri için ödenen 15.563,90 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... kusurlu olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 15.563,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosya içinde bulunan ödeme belgelerine göre davacı, dava dışı üçüncü kişilere 03.06.2010 tarihinde ödeme yapmıştır. Davalının, davacının rücuen tahsilini talep ettiği miktar bakımından bu
tarihten itibaren mütemerrit duruma düştüğünde bir tereddüt yoktur. Bu durumda mahkemece, 03.06.2010 ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK.’nın geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin de sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendindeki “Davanın kabulü ile 15.563,90 TL’nin” tümcesinden sonra gelen “dava tarihinden" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “03.06.2010 ödeme tarihinden" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 831,11 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy