MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... kendi adına asaleten ... ve ... ... adına velayeten tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu trafik sigortasız aracın diğer araç ile yaptığı trafik kazasında diğer araçta yolcu olarak bulunan ...'ün vefatına neden olduğunu, 13.250,51.-TL ödeme yaptıklarını, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., ... ve ... ...'ya usulüne uygun davetiye tebliğine karşın davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 13.250,51.-TL'nin 28.07.2003 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm ... kendi adına asaleten ... ve ... ... adına velayeten tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ...'nın kendi adına asaleten ... ve ... ... adına velayeten yaptığı aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, ... tarafından zarar görenlere ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
... Yönetmeliği'nin 16. maddesi uyarınca ödeme yapan ..., sigorta yaptırmayan kişilere rücu edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabilir. Bu nedenle desteğini kaybeden kişilere, ödeme tarihi itibariyle ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi gerekmektedir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nin 266. maddesinde "mahkeme çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir..." öngörülmüştür.
Davacı ..., zarar görenlere ödediği tazminatı değil, ödenmesi gerekli gerçek zarar miktarını, ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere sigortalısından isteyebilir. Bu nedenle mahkemece aktüerya uzmanı bilirkişiden ... tarafından zarar görene ödeme yapılan tarih itibariyle ölen şahsın mirasçılarının gerçek destekten yoksun kalma zararının belirlenmesi için ayrıntılı ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aktüerya hesabı yapılmadan ve aktüera konusunda uzman olmayan bilirkişinin ödenen miktarın uygun olduğunu belirten yetersiz raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiş bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'nın kendi adına asaleten ... ve ... ... adına velayeten yaptığı sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'nın kendi adına asaleten ... ve ... ... adına velayeten yaptığı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ..., ... ve ... ...'ya geri verilmesine 20.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.