MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen dosyaların reddine dair verilen hükmün süresi içinde asıl davacı vekili, asıl dosya davalıları vekili ve birleştirilen dosya davacısı İdare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazası sonucunda kusurlu olarak müvekkiline ait araçlarda hasara neden olduğunu ileri sürerek, toplam 15.000,00 TL. tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ile diğer davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Aynı olay nedeniyle davacı ... tarafından bariyerlerde oluşan 6.921,43 TL. hasar bedelinin tahsili için davalılar ... ve ... aleyhine mahkemenin 2008/282 Esas sayılı dosyası ile yine davacı ... tarafından aynı sebepten (kusur oranları itibariyle) 5.815,77 TL.nın tahsili için davalı ... aleyhine Burdur Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/437 Esas sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu dava dosyaları bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile 9.420,00 TL.nın (davalı ... poliçe limiti 9.000,00 TL.dan sorumlu olmak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleştirilen 2008/282 Esas sayılı dava yönünden; davalı tarafın kusur oranına isabet eden hasar miktarına ve dava dışı sigorta şirketinin ödemesine göre davacı idarenin karşılanmayan zararı kalmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, asıl davacı vekili, asıl dosya davalıları ...,... vekili ve birleştirilen davacı İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1086 Sayılı HUMK'nin 45. maddesi ile 6100 Sayılı HMK'nin karşılık 166. maddesi uyarınca, birleştirilen davalar birbirlerinden bağımsız ayrı bir dava niteliğini korurlar. Buna göre, asıl ve birleştirilen dava dosyalarının yalnızca tahkikat safhası müşterek olup, mahkemece usul hükümlerine göre her dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir.
Somut olayda, birleşen davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Burdur Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/437 Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış olup, 30.9.2010 tarihinde eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş olan dava ile ilgili olarak mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmiş değildir. Bu yön yukarıda belirtilen usul hükümlerine aykırı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Bozma nedenine göre, temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edenlerin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün
BOZULMASINA, bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl dosya davalıları ... ve ...'a geri verilmesine 15.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.