MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, sigorta şirketi tarafından kasko sigorta sözleşmesi ile sigorta teminatı altına alınan aracın üzerine davalıların maliki olduğu binanın istinat duvarının yıkılarak düşmesi sonucu hasarlandığı, hasar nedeniyle şirketleri tarafından ödenen tazminatın davalıdan rücuan tahsiline yönelik başlatılan icra takibine borçlular (davalılar) tarafından yapılan itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme tarafından davacı yanın şirket statüsünde olduğu,temel ilişkinin 1401 ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, TTK3/1 ve 4/1 maddeleri, 6335 sayılı yasanın 1 ve 2. Maddelerine göre bu tür davalara bakmakla görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Türk Ticaret Kanununun 1301 (yeni TTK1472).maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuan tahsili amaçlı başlatılan icra takibine
2013/8995
2013/12552
vaki itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus" Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu nedenle, halefiyet dâvası bir ticarî dâva sayılamaz. Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı ... olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekirken,davanın görev yönünüden reddine karar vermek doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.