MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı aracın seyir halinde iken yol üzerinde bulunan su borusunun patlaması sonucu oluşan çukura düşerek hasarlandığını, davalının olay yerinde gerekli işaretlemeleri yapmaması nedeniyle kusurlu olduğunu araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, 4.468 TL. tazminatın faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili kusur oranını kabul etmediklerini davacının davacı idareye başvuru yapmadan dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 4.468 TL. tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigortasından kaynaklanan rücu davasıdır.
Dava konusu olaydan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında ve mahkemece alınan bilirkişi raporunda olay yerinde bulunan su borusunun patlaması sonucu taşıtların seyrettiği yol üzerinde çukur meydana geldiği, yolun bakımından sorumlu belediyenin gerekli önlemleri almadığı,
2013/9461
2013/12735
işaretlemeleri yapmadığı belirtilerek kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bir kamu kuruluşu tarafından, kamu yasaları uyarınca tesis yapma, yapılmış olan tesislere bakma ve o tesisleri kullanma yükümlülüğü yine kamu yasalarından doğan bir yükümlülüktür. O halde, anılan nitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gerekse kullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan zararın ödetilmesi, istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının 2.bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577 sayılı idari yargılama usulü kanunun 2.maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir.
Yargı yolu dava şartlarından olup mahkemece resen incelenmesi gerektiği halde mahkemece dava dilekçesinin davalı belediye başkanlığı yönünden yargı yolu bakımından reddi gerekirken,yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.