MAHKEMESİ :.......Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu ... aleyhinde yürütülen icra takibinde haczi kabil malvarlığına rastlanılamadığını, borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla taşınmazını önce eşi Mahiye adına tescil ettirmiş, o da taşınmazı borçlunun bacanağı olan davalı ...'a sattığını, satışın muvazaalı olduğunu ileri sürerek tasarrufun iptalini istemiş, taşınmazın son maliki olduğu anlaşılan ... davaya dahil edilmiştir.
Davalı borçlu ve ... vekili, taşınmazın 4721 sayılı MK'nun kabulünden önce müvekkili ... adına alındığını, taşınmazın borçlu adına hiç kayıtlı olmadığını, mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğunu, satışın gerçek olduğunu savunmuştur.
Diğer davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın borcun doğum tarihi olan, tazminatı gerektiren olayın (trafik kazasının) vuku bulduğu 06.01.2001 tarihinden önce, 18.04.2000 tarihinde davalı ... tarafından satın alındığı, borçlunun taşınmaza hiç malik olmadığı, tasarrufun iptali davası koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle ön koşul yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA 03/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy