MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortalanan, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ve ağabeyi ...’ın sevk ve idaresindeki aracın tam kusurlu olarak 19.11.2007 tarihinde dava dışı araca çarpması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, davalı sigortacının 29.633,69 TL tazminat ödediğini ancak bu miktarın zararı karşılamadığını ileri sürerek, ibranamenin iptalini ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 50.366,31 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davadan önce davacıya 29.633,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kazada sigortalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğu, bu araçta yolcu olarak bulunan davacının %40,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, hesaplanan tazminattan davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edildiği gerekçesiyle 50.366,31 TL'nin 26.12.2008 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, trafik kazasında cismani zarardan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı yolcunun içinde bulunduğu ve davalı tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortalanan araç hususi bir araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HMK'nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendindeki “avans faizi” ibaresinin çıkarılarak, yerine “yasal faiz” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 15.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy