MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İzmir 23.İcra Müdürlüğü'nün 2009/22944 sayılı takip dosyasınhdan 19.2.2010 tarihinde haczedilen menkullerin ve ... plakalı aracın müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3.kişi ile borçlu arasında işyeri devri ilişkisi bulunduğunu, bu durumun işyeri çalışanı tarafından haciz sırasında beyan edildiğini, mahalde borçluya ait belgeler ele geçirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu aracın hacizden önceki bir tarihte noter satış sözleşmesiyle 3.kişi tarafından satın alındığı, mülkiyetin bu tarihte 3.kişiye geçtiği, diğer mahcuzlara ait faturaların bulunduğu, işyerinin hacizden çok önce devir alındığı, davacı 3.kişi ile borçlu arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu ... plakalı araca yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu aracın borçlu şirketten değil de dava dışı bir firmadan satın alınmış olmasına göre hükmün bu aracı yönünden onanması gerekmiştir.
2-Dava konusu diğer menkuller yönünden yapılan incelemede ise;
Dava konusu haciz 19.2.2010 tarihinde takip talebinde belirtilen ve ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmıştır. Haciz mahallinde borçluya ait belgeler bulunmuştur. İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi alacaklı yararınadır. Aksinin davacı 3.kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacının dayandığı, isteyen herkes adına düzenlenmesi mümkün olan ve ayırt edici özelliği bulunmayan faturalara, borcun doğumundan sonraki tarihi taşıyan adi nitelikli kira sözleşmesi karine aksini ispata yeterli olmadığı gibi haciz adresinde daha önce borçlunun faaliyet gösterdiği, hatta borçlunun haciz adresini 20.6.2010 tarihinde terk ettiği, haczin ise 19.2.2010 tarihinde yapıldığı, bir başka anlatımla haciz tarihinde haciz adresinde borçlu ile 3.kişinin birlikte faaliyette bulundukları da ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda bu menkuller yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün dava konusu 48 TZ 088 plakalı araç yönünden ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün dava konusu diğer menkuller yönünden BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 323,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 20.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.