MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucu müvekkilinin kalıcı şekilde sakatlandığı belirtip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 200,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek ticari faiziyle veya yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 01.04.2014 tarihli dilekçe ile talep sonucunu 33.902,26 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacıya dava konusu olayla ilgili ödemede bulunduklarını ve ibra edildiklerini belirtip, sorumluluklarının sigortalılarının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu ve maluliyetin tespitinin Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 33.902,26 TL'nin 28.08.2012 ödeme tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sonucu oluşan kalıcı işgöremezlik nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... şirketi kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91’inci maddesi uyarınca işletenin sorumluluğunu üzerine almış bulunmasına göre, sigortalının aracın işletilmesi nedeni ile zarar görenlere ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ve faizi ödemesi gerekir. Somut olayda davacının aracına çarparak davacının yaralanmasına neden olan araç ticari araç değildir. Bu hale göre mahkemece, hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken ticari faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığından hükmün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3/ 2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nin 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendindeki “ticari temerrüt faizi ” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine “yasal” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 3.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.