MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... ve... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların kazanın oluşumunda kusurlu olduklarını, müvekkillerinin yolcu olup kusurları bulunmadıĞını, kazada yaralandıklarını belirterek her bir müvekkili için 50.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili, kusuru kabul etmediklerini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL davacı ... ... için 6.000,00 TL ve davacı ... için 5.000,00 TL Manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı ... ve... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin sair; davalı ... ve... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, kaza tarihi, kusur durumu, yaralanmanın niteliği ve tarafların sosyal ve ekonomik durumularına ilişkin hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve bu davacı yönünden manevi tazminat miktarı bir miktar artırılmak suretiyle hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair; davalı ... ve... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.434,18 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ... ve...'ndan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 08/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy