MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı ... ve ... Doğalgaz vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, 20/08/2006 günü .. ... Pansiyon kavşağında doğalgaz çalışmalarının olduğu güzergahta çalışmaların olduğunu gösterir herhangi bir levha ve işaret olmadığı yerde müvekkilinin... plakalı motorsiklet ile davalı ...nün kullandığı, davalı ... şirketine trafik sigortalı... plakalı araç ile çarpıştıklarını, kaza sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... SCM'nin 2007/201 E. sayılı dosyasında doğalgaz çalışmalarından sorumlu ...'in tamamiyle kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin kaza tarihinde çanakçılık yaparak geçimini idame ettirdiğini, müvekkilinin kaza sonrası ayağında kırık olması nedeniyle işini kaybettiğini, kaza sonrası müvekkilinin yapmış olduğu harcamaları faturaya bağlamanın ve belgelendirmenin olanaksız olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra ve tedavi sırasında çektiği acıların yanı sıra bundan böyle zorlu bir yaşama katlanmak zorunda kalacağını, kazanın meydana gelmesinde davalıların müştereken ve müteselsilen soumlu olduklarını, bu nedenlerle 5.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 15.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalılardan tahsilini talep etmiş, 16/01/2012 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini artırmıştır.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; birleşen 2009/53 E. Sayılı dava dosyasında; davanın kısmen kabulüne, 15.652,23 TL’nin 20/08/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... şirketinden alınıp davacıya verilmesine, 7.500,00 TL manevi tazminatın 20/08/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... şirketinden alınıp davacıya verilmesine, 2008/342 E. Sayılı ana dosyada; davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı ... ve ... Doğalgaz vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1086 Sayılı HUMK'nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK'nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerektiği gibi, HUMK'nun 388/3. maddesi gereğince (HMK 297/c) hükmün gerekçesinde tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekir.
Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği T.C. Anayasasının 141/3. maddesinde de açıkça belirtilmiştir.
Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.
Zira, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri, davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini bilmeleri gerekir.
Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.
Somut olayda, mahkeme gerekçe kısmında; araç maliki olmadığı halde davalı ...’ın aracın sahibi olması nedeni ile işleten olarak sorumluluğunu bulunduğu belirtilmiş fakat bu gerekçe ile uygun olmayacak içerikte davalı yönünden davanın reddine hükmedilerek hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki yaratılmıştır. Bu hususlar yukarıda açıklanan ilkelere aykırılık oluşturduğundan, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı ... ve ... Doğalgaz vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı ... ve ... Doğalgaz vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile asıl davada davalı ... ve birleştirilen davada davalı ...'a geri verilmesine 09/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.