MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı aracının sebebiyet verdiği kazada müvekkiline ait aracın ağır şekilde hasarlandığını ve müvekkilinin yaralandığını, aracın değeri 9.000 TL iken, sigorta şirketince 4.500 TL ödendiğini, müvekkilinin 4.500 TL civarında zararının olduğunu ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucu davalının olayda asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalının olaydan sonra müvekkili hakkında alkollü araç kullandığından kaza yaptı, gözleri görmüyor şeklinde dedikodular çıkararak rencide ettiğini belirterek şimdilik 500 TL maddi 3.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 9.5.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 1.500 TL daha artırarak toplam 2.000 TL maddi tazminatın tazminini istemiştir.
Davalı vekili, kusuru, tazminat talebini, ceza mahkemesinde tesbit edilen kusur durumunu kabul etmediğini, manevi tazminat şartlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.000 TL maddi tazminatın 500 TL'sının olay tarihinden, 1.500 TL'sının ıslah tarihinden işleyecek yasal faiziyle, 1.500 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 Sayılı HMK'nın geçici 3.maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK'nun 427.maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.893,60 TL'sına çıkarılmıştır.
Davalı aleyhine hükmedilen manevi tazminat miktarı 1.500 TL'sı olup, temyize konu karar anılan tarihten sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'cada temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına davacı vekili için karar tarihindeki AAÜT gereğince manevi tazminat ve maddi tazminat yönünden ayrı ayrı verilmesi gereken 1.500'er TL vekalet ücretinin tek seferde toplam 3.000 TL olarak verilmesinin sonuca etkili görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı aracı 1996 model... otomobil olup trafik kazası 16.11.2011 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı aracını, 26.12.2011 tarihinde resmi satış sözleşmesi ile 3.kişiye satmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde kaza nedeniyle sigortadan 4.500 TL'sı alındığını bildirmiş ise de bu ödemenin, davalı aracının ZMSS şirketi tarafından mı, davacının kasko sigortası şirketi (eğer varsa) tarafından mı yapıldığı hususu açıklanmamıştır. Davacı vekili aracın piyasa değeri 9.000 TL iken sigortadan 4.500 TL para tahsil edildiğini, müvekkilinin 4.500 TL bakiye zararı bulunduğunu belirterek ıslahla birlikte toplam 2.000 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir. Aracın kaza tarihinden sonra 3.kişiye ne şekilde (hasarlı şekilde mi, onarılmış olarak mı) kim tarafından (davacı taraftan mı varsa davacının kasko sigortacısı tarafından mı) satıldığı ve satış bedeli hakkında bilgi ve belge dosyada bulunmamaktadır.
6100 Sayılı HMK'nın 266.maddesi uyarınca "Mahkemece çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." Haksız fiillerde zarar veren, kusuru oranında gerçek zarardan sorumludur. Gerçek zararın konusunda uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerekir.
Dosyada hasar yönünden kendisinden rapor alınan bilirkişi trafik tim komutanı olup, araç hasarı konusunda ne gibi bir uzmanlığı bulunduğu anlaşılmamaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, öncelikle, davacı tarafa 4.500 TL'sının hangi sigorta şirketi tarafından ödendiği hususu araştırılarak bununla ilgili hasar dosyasının ve ödeme belgelerinin getirilmesi, davacıdan ve ilgililerinden aracın 3.kişiye satış bedeline ilişkin tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesi, daha sonra İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek araç hasarı konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden davaya konu kaza sebebiyle, davacı aracında meydana gelen onarım giderinin (parça bedeli işçilik bedeli, değer kaybı gibi) belirlenmesi, aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj bedelinin tespit edilmesi, tespit edilen değerlere göre aracın pertinin mi, onarımının mı ekonomik ve uygun olduğu hususunda (aracın pertinin uygun görülmesi halinde değer kaybı zararı olmayacağı hususu da gözetilerek tüm dosya kapsamına göre ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak davacı tarafa sigorta şirketince ödenen 4.500 TL'nin ve aracın 3.kişiye satılması sebebiyle davacının menfaat sağlandığının tespiti halinde bu menfaat miktarının bilirkişi raporunda tespit edilen gerçek zarardan mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi konusunda uzman olmayan bilirkişice düzenlenen hüküm kurmaya elverişli bulunmayan rapora göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.