MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasında ...1. Asliye Hukuk ve ... 4. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, davalı ... sağlık kuruluşunda ameliyat olan davacının yanlış teşhis sonucu göğsünde tümör olmadığı halde sol göğsünün alındığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesi; uyuşmazlığın teşhis ve tedavi hizmetinden kaynaklanmakta olup davacıların tüketici (tedavi alıcısı), davalının ise satıcı (hizmet sunucusu) olduğu ve uyuşmazlığın çözümünde Tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Tüketici Mahkemesi ise, taraflar arasında 4077 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde genel görevli mahkemelerde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Somut olayda davacı, göğsündeki ağrı sebebiyle davalı ... sağlık kuruluşuna başvurduğunu, yapılan tetkikler sonucu göğsünde kitle tespit edildiğini ve hemen ameliyat olması gerektiğinin söylendiğini, yapılan biyopsiden altı gün sonra ameliyata alındığını ve yanlış teşhis sonucu göğsünde tümör olmadığı halde sol göğsünün alındığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. B.K.'nun 502. maddesi hükmü uyarınca, diğer iş görme sözleşmeleri hakkındaki yasal düzenlemelere tabi olmayan işlerde, vekalet hükümleri geçerlidir. Somut olayda olduğu gibi, özel hastane (ve onun tarafından istihdam edilen doktorlar) ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların vekalet sözleşmesine ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği konusunda, öğreti ve Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulaması arasında paralellik bulunmaktadır. (Öğreti ve uygulamaya örnek olarak: Prof. Dr. Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç ilişkileri, Cilt: 2,Sevinç Matbaası, Ankara 1977, sayfa: 176 ve devamı; Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 4.3.l994 gün ve 1994/8557-2l38 sayılı kararı ve aynı doğrultudaki birçok başka karar.)
Somut olayda, davacılar ile davalı arasında vekil-müvekkil ilişkisi mevcut olup davadaki talepler vekilin vekalet görevini ifada özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayalı bulunmakla, uyuşmazlığa vekalet hükümlerinin uygulanması ve doğal olarak uyuşmazlığın da bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir.
Yukarıda açıklandığı üzere, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Tüketici yasası ile güdülen amaç tüketicinin, tüketime yönelik satışlarda mal ve hizmetlerdeki ayıplara karşı korunması olduğundan, uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerekir. Bu durumda, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. Ve 22. maddeleri gereğince ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 16.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.