MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait olan aracın ...’ın sevk ve idaresindeyken 04/08/2011 tarihli kazada hasarlandığını, aracın kasko sigortacısı olan davalının tazminat ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 10,000,00 TL maddi zararın 04/08/2011 kaza tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 22.000 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili, kaza tespit tutanağında aracın ehliyet belgesi bulunmayan ... tarafından kullanıldığının belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, kasko sigortalı aracın ehliyet belgesi olmayan sürücü ... tarafından kullanıldığı ve rizikonun teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili ıslah talebi ile 22.000 TL’nin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen ilk hüküm Dairemizin 05.12.2013 tarihli 2013/18742 E. 2013/17261 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmesi yönünde davalı yararına bozulmakla, mahkeme kararının vekalet ücreti ile ilgili kısmı da hükümsüz hale gelmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği halde ilk hükümdeki vekalet ücretine ilişkin kısım kesinleştiğinden bahisle kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet takdir edilmemesi doğru görülmemiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 Sayılı HUMK.’nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 4. bendinden davalı vekilinin temyiz dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınarak “vekalet ücreti” ibaresinin çıkarılmasına, hükme 5. bent olarak yeni bir bent eklenerek “Davanın reddi nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/1 maddesi gereğince 2.640,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine” tümcesinin yazılmasına, hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.