MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin omuz kırığı olacak şekilde yaralandığını, halen tedavisinin devam ettiğini, kalıcı bir sakatlığa maruz kalıp kalmayacağının tedavi sonucunda belli olacağını, kaza nedeniyle müvekkiline ait nmotosikletin kullanılamaz hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 motosiklet hasarı, 9.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.500,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 10.000,00 TL manevi tazminatın sadece davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 279,00 TL maddi tazminat ile 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline, davalı .... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine yöneliktir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talepler hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davalı sürücünün kusur oranı, kazanın meydana geliş şekli, yaralanmanın derecesi ve diğer hususlar gözetildiğinde, takdir olunan manevi tazminat miktarının düşük olduğu görülmüş ve davacı için hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy