MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 07/01/2014
NUMARASI: 2014/2-2014/2
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yerinin belirlenmesine dair verilen hükmün süresi içinde davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili,dava dışı borçlu S. E.ve Tarım Ürünleri San. ve Tic.Ltd.Şti'nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla Yalova Soğucak Köyü .parsel nolu taşınmazı 23.3.2001 tarihinde davalı K. Et San ve Tic AŞ.'ne, K. Et San ve Tic.AŞ'nin de 1.5.2001 tarihinde Y.Boya İnş.Malz.Taah.Ltd.Şti'ne sattığını, satışlarla ilgili tasarrufların iptali için açılan davanın Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.12.2007 tarih 2004/394 Esas 2007/853 karar sayılı ilamı ile kabul edildiğini, müvekkilinin anılan dosyayı 9.5.2012 tarihinde temlik aldığını, ilamı icraya koyduklarında dava konusu taşınmazın Y. Boya İnşaat Malz.Paz.ve Taah.Ltd.Şti.tarafından 24.6.2005 tarihinde dava dışı T.G.Turizm İnş.Petro Kimya Taş.San ve Tic.Ltd.Şti'ne devredildiğini, daha sonra da 12.10.2005 tarihinde Türkiye Garanti Bankasına devredildiğini şu aşamada tasarrufun iptaline ilişkin ilamın fiilen uygulanma imkanı bulunmadığını belirterek İİK 283/2 madde gereğince taşınmazın 23.3.2001 tarihindeki gerçek bedelinin tespiti ile bu bedelin devir tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte -şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 110.000,00 TL -davalı K. Et ve San Tic.AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı K. Et ve San.Tic.AŞ. vekili, Adapazarı Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunu, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, kesin hüküm bulunduğunu, davacını aynı konuda İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı 2003/539 sayılı dosyasının bu dosya yönünden derdestlik oluşturduğunu, davacının hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın 657.284,32 TL cari hesap alacağına istinaden alındığını borç ödenice borçlu şirkete taşınmazı iadesi için şirket temsilcisine vekalet verildiğini, taşınmazın borçlu şirketin temsilcisi tarafından Y. Boya İnş.Ltd.Şti'ne devredildiğini, Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/394 Esas sayılı davası reddedilince tedbir kararının kaldırıldığını bu nedenle taşınmazın Y.B. Ltd.Şti tarafından satıldığını, davacının kararı temyiz etmediğini, kesinleştiğini bu nedenle tazminat istemi ile faiz isteminin yasal olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi 14.11.2013 tarihli kararla davanın hukuki niteliğinin tasarrufun iptali davası olduğu, davanın ticari davalardan olmaması nedeniyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve süresi içinde başvuru halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; kararın kesinleşmesini mütakip dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda davalının tacir olması nedeniyle eldeki davanın ticari dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından karar kesinleştiğinde dosyanın HMK'nun 22 maddesi gereğince yargı yeri belirlenmesi için Yargıtay 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu davalarda amaç; borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı bazı tasarrufların geçersiz yada iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalması ve dolayısıyla o mal üzerinde cebri icraya devamla alacağı tahsilini sağlamaktır. Bu niteliği itibarıyla ticaret mahkemesinin
görevi içinde sayılan ticari davalardan olmadığı ve mahkemenin görevli olması nedeniyle davanın esasına girilerek incelenmesi ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.(Dairemizin 9.5.2012 tarih 2012/166 E-2012/5920 K sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.)
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.