(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigorta sözleşmesi ile sigortalı ambulansın seyir halinde olduğu sırada davalıya ait binek hayvanlarının aniden yola çıkması sonucu gerçekleşen kazada hasarlandığını belirtip, hasar tutarı olarak sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Anadolu Sigorta A.Ş. vekili, sorumluluklarının poliçe limiti, sigortalıların kusuru ve gerçek zararla sınırlı olduğunu belirtip kusur oranı ve gerçek zarar konularında bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Şerif Karlı davayı kabul etmediğini bildirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davanın davalı tarafından icra dosyasında yapılan itiraz tarihinden bir yıldan fazla süre geçtikten sonra açılması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davasında dava açma süresinin İİKnun 67/1.madde ve hükmüne göre ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş, bunun dışında bir yol öngörülmemiştir. Aynı Kanunun 62/2.maddesinde de itirazın alacaklıya tebliği zorunluluğu getirilmiştir.
Somut olayda, davalı borçlu tarafından icra dosyasına18.02.2012 tarihinde itiraz edilmiş, icra müdürü tarafından itiraz dilekçesinin masraf yatırıldığında ve başvuru halinde alacaklıya tebliğine karar verilmiş, ancak ne tutanağa geçmiş tefhimle ne de tebliğ suretiyle alacaklı vekili itirazdan haberdar edilmemiştir. Bu durumda davanın 03.06.2013 tarihinde süresi içinde açıldığı gözetilerek yargılamaya devam edilerek sonucuna bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz eden davacıya geri verilmesine 09.06.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy