MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalılardan ...'a müvekkil banka tarafından 2 adet kredi kartı verildiğini, kredi kartı borcunu zamanında ödememesi nedeni ile davalı hakkında ... 6. icra müdürlüğünün 2014/7451 esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ...’a adına ait herhangi bir menkul veya gayrimenkul mal bulunmadığından dolayı müvekkil banka alacağının tahsil imkanı kalmadığını, davalı ...’nın borcun doğumundan sonra takip tarihinden önce dava konusu ... köyü 2667 parsel de kayıtlı 3. kat 9 nolu bağımsız bölümü diğer davalı eniştesi ...'na devrettiğini, taraflar arasında yapılan alım satım akdinin muvazaalı olduğunu belirterek iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, diğer davalının borçları hakkında bir bilgisinin olmadığını, müvekkilinin tapunun aleniyeti ilkesine güvenerek parasını ödeyerek taşınmazı satın aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; borçlunun aciz içinde olduğuna dair haciz tutanağı vs belge bulunmadığı, İİK 278 maddesi uyarınca edimler arasında fahiş fiyat farkının bulunmadığı ve davalı ...'nın eniştesinin kardeşi olan diğer davalı ...'na satıldığı dava konusu tasarrufun alacaklıyı zarara uğratma kastı ile yapıldığı iddiasının somut olayın özelliği ile hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu gözetilerek sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, İİK.nun 277. Ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaları elinde geçici (İİK.) veya kat'i (İİK. 143md) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Bu husus dava önşartı olup, mahkemece re'sen araştırılmalıdır.
Somut olayda, dava borçlunun aciz içinde olduğuna dair haciz tutanağı vs belge bulunmadığı, İİK 278 maddesi uyarınca edimler arasında fahiş fiyat farkının bulunmadığı ve davalı ...'nın eniştesinin kardeşi olan diğer davalı ...'na satıldığı dava konusu tasarrufun alacaklıyı zarara uğratma kastı ile yapıldığı iddiasının somut olayın özelliği ile hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Ancak; Temyiz aşamasında davacı vekili, 18/04/2016 tarihli borç ödemeden aciz vesikasını sunarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
Aciz belgesi, davadan önce, dava aşamasında ve hatta mahkeme kararının Yargıtay'ca bozulması üzerine karar kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında sunulabileceğinden ve davacı tarafından temyiz aşamasında 18/04/2016 tarihli aciz belgesi sunulduğundan, bu aşamada dava önşartı gerçekleşmiştir.
2- Davalı 3.kişi ... davalı borçlu ...' nın eniştesinin kardeşi olduğundan İİK'nun 280.maddesi gereğince üçüncü kişi ...'ın borçlunun mali durumu ve alacaklılardan mal kaçırma kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; mahkemenin davalı ...'nın eniştesinin kardeşi olan diğer davalı ...'na satıldığı, dava konusu tasarrufun alacaklıyı zarara uğratma kastı ile yapıldığı iddiasının somut olayın özelliği ile hayatın olağan akışına aykırı görüldüğüne ilişkin gerekçesi de isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy