MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, 27.06.2013 günü ... plakalı araç sürücüsünün karşıdan karşıya geçen yaya davacıya çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek Bakıcı gideri, geçici iş göremezlik, kalıcı işgöremezlik, tedavi gideri için 2.000,00 TL olan talebini 28.248,87 TL için ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 28.428,87 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Davacının ATK 3.İhtisas Kurulundan alınan 09.01.2015 tarihli raporu ile belirlenen 9 aylık tedavi süresinde %100 malül sayılacağı belirlendiğine göre bakıcı ücretinin hesaplanmasında kaza tarihinde yürürlükte olan asgari ücretin brüt tutarının esas alınması gerektiği Dairemizin yerleşik uygulaması gereğidir. Davacının tazminat alacağından hakkaniyet düşüncesi ile indirim yapılamayacağı için, aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması, Dairemiz yerleşik uygulamaları ile makul kabul edilmemektedir.
Somut olayda, bakıcı gideri hesaplanırken davacının %70 kusur oranına karşılık indirim yapılmıştır. Bakıcı ücretinden ayrıca 1/3 hakkaniyet indirim yapıldığı görülmektedir. 6098 sayılı TBK md. 55. hükmüne göre hakkaniyet indirimi yapılması ve buna göre düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yine bilirkişi raporunda bakıcı giderinin net asgari ücretten hesaplandığı anlaşılmıştır. Davacının bakıcı gideri talebi yönünden kaza tarihinde yürürlükte olan brüt asgari ücret tutarı (tamamı) üzerinden hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir.
2-Davacı vekilinin tedavi giderlerine ilişkin dava dilekçesinde 500,00.-TL talepte bulunmuş, 23.03.2016 tarihli dilekçesinde alınan bilirkişi raporunun aleyhe olan kısımlarını kabul etmediğini yazılı olarak beyan etmiştir.
Hakim, HMK hükümlerine göre tarafların her bir talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermelidir.
Mahkemece davacının bakıcı gideri, geçici ile sürekli iş göremezlik talebi ile ilgili karar vermiş; ancak, tedavi giderlerine ilişkin ise değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacının tedavi giderine yönelik talebi hakkında değerlendirme yapılarak olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy