MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 18/01/2014 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun sol kenarında bekleyen davacı yaya ...'ya çarpması sonucu davacının yaralandığını ve iş gücü kaybına uğradığını belirterek davalı ... şirketinden faizsiz olarak 1.000,00 TL maddi ve davalı gerçek kişiden 15.000,00 TL manevi tazminatın faizsiz tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... şirketi vekili, ödeme yaptığına ilişkin beyan dilekçesi sunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davanın kısmen kabulü ile davacının maddi tazminat talebi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına; davacı lehine takdir edilen 4.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ...'in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dava, trafik kazası nedeniyle cismani zarardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle davacı için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'in tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 204,74 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy