MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacıya ait aracın, tamir edilmek üzere davalı ...'a ait servise bırakıldığını, diğer davalının bu araçla kaza yapıp aracın pert olmasına yol açtığını, sigortacı tarafından davacıya 11.300,00 TL. ödenmişse de bu bedelin gerçek zararın altında kaldığını, sigorta ödemesi ve ihtarname masrafı yapan davacının bu suretle de maddi zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.800,00 TL. maddi tazminatın kaza tarihinde işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının aracını davalı ...'a bıraktığını ve kazayı yapanın da bu davalı olduğunu, davalı ...'in diğer davalının çalışanı olmadığını, davacının araç hasarının kasko şirketi tarafından karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davalı ...'e aracın tamir için bırakıldığının yazılı belgeyle ispat edilemediği, ayrıca diğer davalı ... ile davalı ... arasındaki ilişkinin de ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine; Dairemiz'in 03.12.2013 tarih- 2013/18988 Esas ve 2013/17062 Karar sayılı ilamı ile "tanık anlatımlarıyla davacıya ait aracın oto servis işi yapan davalı ...'e tamir amacıyla bırakıldığının sabit olduğu, KTK'nun 104/1. maddesi gereği motorlu araçla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüs sahibi davalı ...'in zarardan işleten gibi sorumlu olduğu, ayrıca vedia sözleşmesine ilişkin BK'nun 463 vd. maddeleri gereği de bu davalının zarardan sorumlu olduğu; diğer davalının ise kazayı yapan sürücü olması itibariyle haksız fiili ika eden olarak zarardan sorumlu olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, hatalı gerekçeyle davanın reddinin doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 950,00 TL'nin kaza tarihi olan 08.03.2011'den işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan yargılamada toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle, konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporun benimsenmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 11/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy