MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacılar vekili, davacıların murisi....'nun 10.05.2000 tarihinde davalı ......'a ait olan ve davalı ...'in sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu sırada diğer davalıların maliki ve sürücüsü oldukları araçların da karıştığı kaza sonucunda hayatını kaybettiğini ileri sürerek davacı anne ... ve kardeşi ... için ayrı ayrı 2.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL maddi, davacı ... için 4.000 TL, .... için 3.000 ve diğer davacılar kardeşleri için ayrı ayrı 2.000 TL olmak üzere toplam 11.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Davacı vekili 31.03.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 17.987 TL'na yükseltmiştir.
Davalı ... .... vekili, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalıya ait aracın sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davalıya ait aracın dava dışı şirkete uzun süreli kiraya verildiğini, kira sözleşmesinde meydana gelecek kazalardan doğacak zararlardan yüklenici firmanın sorumlu tutulduğunu, dolayısıyla davalıya husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan ... İnşaat Turizm Limited Şirketi vekili; davanın tamamen haksız ve fahiş olduğunu, davacıların maddi tazminat isteme haklarının olmadığını, bu kaza ile davalının ilgisi bulunmadığını, kamyon sürücüsünün kazanın oluşunda hiçbir kusurunun olmadığını ve mecburu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olması sebebi ile bu sigorta şirketine davanın ihbarı ile sigortadan mesuliyeti nispetinde sigortaya davanın ihbar edilmesini talep ederek davanın husumetten ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 25/03/2010 gün ve 2001/126 esas 2010/87 karar sayılı ilamı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların maddi tazminat haklarının davadan önce sigorta şirketleri tarafından karşılanmış olduğu anlaşıldığından maddi tazminat istemlerinin reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı anne için 4.000,00 TL, davacı kardeş ... için 2.000,00 TL, davacı kardeş .... için 2.000,00 TL, davacı kardeş ... için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 24/04/2013 gün ve 2013/981 Esas 2013/8045 karar sayılı ilamı ile kısa kararda hüküm altına alınan alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olmasına karşın gerekçeli kararda kısa karara aykırı olarak davalılar ... ile ...'un, dava konusu olayda kusurlarının bulunmadığı ve hükmolunan tazminatın kusurlu bulunan davalılardan tahsilinin gerektiğinin açıklandığı, bu durum karşısında gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamının gerekleri yerine getirilerek davalılardan ... ile ...'a karşı sübut bulmayan davanın reddine; davacıların maddi tazminat haklarının davadan önce sigorta şirketleri tarafından karşılanmış olduğu anlaşılmakla maddi tazminat istemlerinin reddine; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı anne için 4.000,00-TL, kardeş ... için 2.000,00-TL, kardeş .... için 2.000,00-TL, kardeş .... için 2.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ..., ..., ... ve ... İnşaat Turz. Ltd Şti 'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 Sayılı HMK.'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan tarihten sonra verildiğinden davacı .... için reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin ... için reddedilen manevi tazminat yönünden miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 6,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 512,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına 13/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy