MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'ın 2008 yılında evlendiklerini, evlilikleri içinde müvekkilinin de katkıları ile 50.000,00 TL nakit para biriktirdiklerini ve ayrıca bir arsa alarak baz istasyonu için kiraya verdiklerini, müvekkilinin eşi aleyhine 1.8.2011 tarihinde nafaka istemli dava açtığını, davalı ...'in nafaka davasından sonra 9.8.2011 tarihinde 50.000,00 TL nakit para ile arsayı mal kaçırmak amacıyla ağabeyi davalı ...'a devrettiğini, daha sonra tarafların barışması üzerine nafaka davasından feragat edildiğini, davalı ...'ın nakit parayı iade etmesine rağmen taşınmazı geri vermediğini, evlilik birliği içinde müvekkilinin katkıları ile alınan taşınmaz davalı ...'a muvazaalı devredildiğinden davalılar arasındaki satış işleminin iptali ile tapunun eski hale getirilmesine davalı ... adına olmazsa müvekkili adına tesciline, taşınmaz ... tarafından elden çıkarılmış ise satış bedeli ve on yıllık kira karşılığı şimdilik 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davalı ağabeyi ve eşinin etkisi ile davacıdan ayrıldığını, davacı tarafından nafaka davası açılınca mal kaçırmak amacıyla birikimleri ile dava konusu arsayı ağabeyine bedelsiz olarak devrettiğini, paranın iade edilmesine rağmen arsanın geri verilmediğini, arsayı davacı eşinin katkıları ile aldığını davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 02.02.2016 günlü 2014/6331 E.- 2016/1184 K. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının danışıklı işlemde bulunulduğu iddia ettiği davalı ...’dan bir alacağı bulunmadığından eldeki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava BK'nın 19. maddesine göre açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 3. bentlerindeki “3.218,07 TL avukatlık ücretinin " ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerlerine "1.980,00 TL maktu vekalet“ ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.