MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... tarafından sigortalı olan aracın kaza tarihînde ormanlık alanda yol kenarında ağaç kesme ekiplerinin yeterli önlem almadan kestikleri ağacın aracın üzerine düşmesi sonucu maddi zarara uğradığı, söz konusu olayda davalı idarenin asli kusurlu bulunduğunu, kaza neticesinde oluşan 1.890,00 TL'nin idareye başvuru tarihi olan 28/06/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne; 1.890,00 TL'nin ödeme tarihi olan 28/06/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2017 tarihinden itibaren 2.270,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, karar davacı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin (isteminin) REDDİNE, 19/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy