MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeni ile reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan ... ile babası dava dışı ... Diyarbakır'da müteahhit olarak faaliyet gösterdiklerini, dava dışı ... noter kanalı ile yapılan 19.08.2004 tarihli gayrımenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden bir milyar TL bedel ile dava konusu gayrımenkulü satın alınacağının kararlaştırıldığını, bedelin ödendiğini, ancak 2007 yılında dava konusu gayrımenkulün davalı ...'a devrinin yapıldığının anlaşıldığını ileri sürerek tapunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davalı hakkında tapu iptali ve tescil davası açılmış ise de davaya konu taşınmazın daire olduğu, davalılardan ... tacir olduğu, diğer davalıya davaya konu daireyi muvazaalı olarak devrettiği iddia edildiğinden 6502 sayılı Yasanın 73. maddesi uyarınca tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan tüm davalarda görevli mahkemenin Tüketici mahkemesi olduğu anlaşıldığından açılan iş bu davanın HMK 114/c ve 115 maddelerince usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren veya talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Tüketici Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava BK 19'a dayalı olarak açılmış tapu iptali ve tescil davasıdır.
Muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı iptal davasında davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir. Bu yasal nedenle iptal davası, davacıya alacağını veya açtığı davada tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu işlem veya tasarruf konusu malların aynı ile ilgili olmadığı gibi tarafların sıfatının da (tacir) olmasının da görev hususunun belirlenmesine doğrudan bir etkisi yoktur. Kaldı ki davada incelenmesi gereken husus BK.nın 19. maddesinde yazılı şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Açıklanan şekli ile görevin, genel mahkemelere ait olduğu da açıktır. Hal böyle olunca davaya devam edilerek taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar vermek yerine yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy